Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Telefonda Küfür

2002/2, askerliğimi Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda yaptım. Ben oraya kamarot olarak gittim ama sonra santral operatörü olarak görevlendirildim. Askerliğimi yapmaktan ve Sahil Güvenlik Komutanlığı askeri olmaktan her zaman gurur duyuyordum. Ta ki birgün iki santral operatörü askerimizin aynı anda Gata Askeri Cezaevi'ne gönderilmesine ve santral nöbetini tek başıma tutmak zorunda olduğum güne kadar...

İşte o gün bende var olan tüm askerlik ve komutan sevgisi yok olup gitti. Bir anda telefonlar aynı anda çalmaya başladı ve ben aynı anda telefonları açıp bekletmeye alıyor sırasıyla telefonları aradıkları istikamete yönlendiriyordum. Bu esnada son telefonu yönlendirmek için özür dilerim efendim der demez anama, bacıma, şahsıma akla hayale gelmeyecek küfürler. Ellerim ayaklarım titredi. O an orada ne yapacağımı şaşırdım. Siz bana küfredemezsiniz dedim. Bana: "Sen kimsin lan o.ç. Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Senin ananı avradını s. Derhal beni Uğur astsubaya bağla".

Ben o gün 2291 dahili numara bağladım. O anda kendimi kaybettim. Önümde bulunan santral telefonunu fırlattım ve "anam beni buraya kendisine küfür edilsin diye göndermedi, vatana feda olsun diye gönderdi" deyip bağırmaya başladım. Bağırışlarıma ve çağırışlarıma haber merkezi çalışan astsubay kayıtsız kalmayıp olayı öğrenmek istedi. Anlattım. Akabinde o dönem görevli Haber Merkezi Komutanı Kurmay Yarbay yanıma geldi, sakinleşmem için belimi sıvazladı, kendi sigarasından sigara verip beni sakinleştirmeye, teselli etmeye çalıştı. Kimdi arayan diye sordu. Bilmediğimi ancak Personelden Uğur Astsubay'a bağlamamı istediğini söyledim.

Kendisi Uğur Astsubay'ı arayıp, kendisini az evvel kimin aradığını öğrendi. Sahil Güvenlik Komutanlığı eski personel başkanı bir Kurmay Albay olduğunu ve şu an Genelkurmayda görevli olduğunu söyledi. Daha sonra kendisini arayıp siz benim askerime küfredemezsini diye bağırıp çağırdığını işittim. Buna sevinmeli miydim yoksa üzülmeli miydim bilmiyordum; ama o an komutanım tarafından sahiplenilmek gurur vericiydi.

Şimdi düşünüyorum da askerlikte olur böyle şeyler demek yerine keşke o gün hakkımı hukuksal olarakta aramış olsaydım. Çünkü hiç bir vatan evladının askerlik gibi kutsal bir görevi ifa ederken hor görülüp aşağılanmaya, dayakla sindirilmeye, küfürlerle askerlikten soğutulmaya hakkı yok! Oraya bizler vatanımıza hizmet için gidiyoruz, komutanlarımıza hizmetçilik için değil...

İnşallah bazı yetkililer bu yazılarımızı okuyordurlar. Ne mutlu bu vatan için asker olana!

Orhan Aydın, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı