Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Çatışmada Esir Düşmüşüm Gibi Hissettim

Siteyi inceledim. Askerlik yapmayanlar "bu kadar da olmaz" diyebilir. Çünkü ben de otuz yaşıma kadar her dinlediğimde aynı şeyleri söyledim. Ama şimdi bana pek tuhaf gelmiyor artık

Şırnak'ta, Irak sınırının sıfır noktasında, oniki ay jandarma tank şoförü olarak askerlik yaptım. Yemek ihtiyacımızı kumanyalarla karşılıyorduk, sağolsun devlet türlü türlü kumanyalar gönderiyordu. Ama askerlere hep barbunya pilaki, fasulye pilaki, ve barbunya veriliyordu. Bunları yemekten kokusuna bile tahammül edemez olmuştum. Birgün rütbeli banyosuna termosifonu tamir etmeye gittiğimde gözlerime inanamadım: uskumru, ton balığı, kavurma, tas kebabı koli koli dizilmiş. Hemen tank komutanına, "içerideki kumanyalar bize hiç verilmiyor" dedim. Aldığım cevap "onları biz yiyoruz" oldu.

Sanki orada her an çatışmaya girebilecek bir asker değil de çatışmada esir düşmüş terörist gibi hissettim.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı