Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Birgün Seni de Döveceğim

Acemi birliği dediğimiz askerliğimin ilk üç ayını, 1997 yılında, Amasya Er Eğitim Tugayı Çavuş Talimgah Bölüğü'nde yaptım. Usta birliği dediğimiz askerliğimizin uzun bölümünü de Kastamonu'da şube çavuşu olarak tamamladım. Ben her iki zamana ait iki farklı olay anlatacağım.

Acemi birliğinde biz torpilli bir bölüktük, hani derler ya, askerden dayak yemeden gelen adam tanımam diye, işte aynen öyleydi bizim acemi birliği. Ancak Amasya Er Eğitim Tugayı'nda, sayısını hatırlamıyorum ama, onlarca bölük vardı ve sadece bizimki torpilli bölüktü.

Bizim bölükte dayak yoktu ancak bağırıp çağırma ve küfür boldu. Bir akşam, anfide ders yapmak için toplanırken, önümdeki arkadaşımın yağmurluğu uzman çavuşun kepini düşürdü ancak arkadaş bunun farkında değil. Benim sol yanımdaki uzman çavuş kepi düşen uzman çavuşa, "ne biçim komutansın, adam senin kepini düşürüyo, gıkın çıkmıyor" dedi. Komutan içeri girip biraz önce kepini düşüren arkadaşımızı orta yere çağırıp tokatı patlattı. Arkadaşımızın burnu kanadı. Doğru nöbetçi komutanın yanına gitti. Rapor almış ve tokat atan uzman çavuş yedi gün kodes tabir edilen askeri cezaevinde kaldı.

Ben acemi birliğim boyunca bizim bölükte başka dayak görmedim. Ancak yan bölüklerdeki askerlerin vay haline, adım başı tekme, tokat... Allah Allah, bu ne dersiniz, yaşayanlar bilir. Burası neresi, Türkiye değil mi derler ya, aynen öyle bir durum mevcuttu.

Anlatacağım ikinci olay: Kastamonu ilinde bir ilçede askerlik şubesi çavuşu olarak görev yaparken, bizim yeni atanan astsubay evvelden dayak yememiş olduğumuzu biliyor olacak ki sudan sebeplerle asker arkadaşları bir bir tokatlamaya başladı.

Bir gün benim alt devrem olan bir onbaşıyı da tokatladıktan sonra beni çağırdı. "Emredin komutanım!" Bana dedi ki: "Çavuş, sıra sende biliyorsun di mi? Bir gün seni de döveceğim".

Benim askerliğimin bitmesine iki hafta vardı ve astsubayın ailevi sebepleri ile bu olay gerçekleşmedi. Ama benden üç yaş küçük olan bu astsubayın bana söylediklerini hazmedemiyorum. Bir de dayak yiyenleri düşünüyorum. Allahım sana şükürler olsun, benimkisi lafta kaldı diye şükrediyorum.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı