Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Açıköğretim Sınavıma Sen Gireceksin Lan!

Ben 28 yaşında İstanbul’da avukatlık yaparken 2005 yılı Aralık döneminde askere gittim. Askerliğimi 307. kısa dönem olarak Şırnak 23. Sınır Tümen Komutanlığı içindeki İl Merkez Jandarma Komutanlığı'nda yaptım.

Asayiş İstihbarat Kısım Komutanlığı'nda yazıcı idim. Kısım komutanımız Başçavuş L. idi. Askerlik tabiriyle bana çok çektirdi. Ama en sonuncusu çok tuhaftı. Birgün içtima sonrası görev başındaki yerimi aldığımda yanıma gelen L. Başçavuş bana hitaben "Lan avukat, bu haftasonu benim açıköğretim sınavım var; yerime sınava sen gireceksin" dedi. Ben şok olmuş bir vaziyette "Komutanım sizin benden istediğiniz suç teşkil eder, hem de mesleki anlamda bana zarar verir, ben bunu yapamam” dedim.

Bana bu konu ile ilgili olarak ısrarda bulundu ancak kabul etmedim. Bunun üzerine kısa dönem askerliğin belki de tarihinde bulunmayan bir şekilde cezalandırıldım. Askerliğimin bitmesine 1.5 ay kala tümen sınırları dışında bulunan güney mevzide termal kameracı olarak görevlendirildim. Yani sürüldüm. Yaptığım işten gocunduğumdan değil. Ancak ben kısa dönem asker olduğum için bana böyle bir görev verilemeyecekken bir başçavuş beni hem suç işlemeyi reddettiğim için hem de şahşi çıkarlarına hizmet etmediğim için sürdürebiliyordu. En nihayetinde ben bu talebini yerine getirmedim ve bu benim o başçavuştan kurtuluşum oldu. Yoksa buraya yazamayacağım muameleleri görmeye devam edecektim.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı