Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Ben de Yazacağım

Ben de yazacağım, nöbette korkusundan ve soğuktan erkekliğini kaybeden arkadaşımı.

Gece yarısı, bir er şüphelendiği için (şüphelenmek askerlikte insanlara peydahlanmış bir hastalıktır, çünkü şüphelenmezse askerliği yanar) insanların evine baskın yapıp hakaret ettiğimizi ve yatak döşek özellikle dağıttığımızı...

Tarlasına giden köylünün yolunu kesip, traktörü römorkundan söküp şoförüyle beraber iz tarlası sürdürdüğümüzü.

Bazen de kahvehane basıp, "traktör sahipleri çıksın dışarı" deyişimizi, kimse çıkmayınca da traktörleri düz kontakt yapıp yanımızda getirdiğimiz askeri, traktörü karakola götürmek üzere görevlendirdiğimizi...

Köylüyü durdurup "pulluğun var mı" diye sorguya çektiğimizi. "Yoktur komtan" dedikten sonra "peki neden traktör aldın" diye meraklandığımızı... Ben de yazacağım..

Yer Mardin, yıl 198?

İsimsiz, bize ulaşan subay[?]

Zİyaretçİ Sayısı