Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Kum Havuzunun Taşları

2004 yılı kısa dönem olarak Manisa'nın bir ilçesindeyim.

Her birlikte olduğu gibi bizim de bir spor alanımız var. Ve orada içi kum dolu bir uzun atlama çukuru. Zaten sırf görüntü olsun diye orada olduğu malum. Mazallah bir uzun atlama yapsanız kafayı kesin karşı duvara çarparsınız.

Bölük komutanımız beraber görev yaptığımız uzun dönem çavuş arkadaşa emir vermiş: "Kum havuzunun içindeki kum boşaltılacak içerisindeki taşlar eleklenip ayrılacak ve kum geri doldurulacak." Cevap her zamanki gibi: "Emredersiniz!" Bölükteki o an eli boş (nöbeti olmayan) erler toplanıp emir yerine getirilirken, Başçavuş uzun dönem arkadaşı dışarıya bir şey aldırmaya gönderiyor. Kum boşaltanlara nezaret de benim görevim oluyor.

Havuzun içindeki kum bayağı bir boşaltılmış, öyle ki 1 metre derine inilmiş ama hala iri taşlar çıkmaya devam ediyor. Arkadaşlardan biri “ya çavuşum ne yapacaz daha kazıcaz mı yetiversin artık” dedi. Ben de “e hadi öyle olsun, zaten kullanmıyoruz. O zaman şu kumu eleyip geri doldurun bakalım” dedim. Eleklenen kumu direk havuza boşaltacak şekilde eleği ayarladık. Ama içindeki iri taşlar alındığından elenen kum havuzu doldurmayacak. Bizimkiler de uyanıklık olsun diye çıkan iri taşlardan bir ikisini tekrar havuza koydular. Tam taşların üzeri kumla kaplanmaya başlamıştı ki bizim bölük komutanı subay çıktı geldi. Baktı yapılan işe, biz aferin beklerken o havuza eğilip eliyle şöyle bir karıştırdı. Tabii ki taşları buldu. Ondan sonra hakaretlerin bini bir para.

Kısa dönemim ya beni askerliğimi yakmakla tehdit etti. Bu işin emrini bana vermediniz diğer çavuşa verdiniz diyemedim. Sonra o taşları tekrar çıkardık ve havuzu safi kumla doldurduk. Tabii havuz tam dolmadı. Bu sefer de niye doldurmadınız, diye hakaretler. Ve benim orada bulunduğum 4 ay boyunca hiç kimse o kum havuzuna atlayış yapmadı, havuz süs olarak orada durmaya devam etti.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı