Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Nah Çek Oğlum

2000 yılı, bedelli, Kütahya.

En baştan belirteyim, yaşadığım olay çok basit, buradaki hikayelerle kıyaslanamaz. Ama bazı komutanların çiğliği, toplumdan uzak kendi dünyalarının hakimi olarak yaşamayı ne kadar sevdikleri hakkında bilgi verebilir.

Askerliğimi bedelli olarak 28 gün yaptığım için tugayı hatırlamıyorum, ama Hava Er Eğitim Olabilir. Benim bulunduğum bölük muhafız idi. Bedelli yaptığımız için bize çok iyi davranıyorlardı, yine de çavuşlara yapılan hakaretlerden askerliğin nasıl bir şey olduğunu anlayabiliyorduk.

1. Olay: Bölük komutanı üstteğmen çok uygar, kendini geliştirmiş, askerliğin kurallarını bilen biri gibi gözüküyordu. Bize yaptırılan sporun aynısını kendisi de bizimle birlikte yapıyordu ve her şeyin bir bedeli olduğundan bahsederek fazla kilolu olanları bunlardan kurtulmaları için teşvik ediyordu. Her davranışı bir subaya, bir askere (babam da askerdir) yakışır şekildeydi.

Sonra birgün bölük bir sebepten dolayı kantin binasının önünde içtimada iken, bu üsteğmen içtima alanının önünde bulunan binanın merdivenlerinde oğlu ile birlikte göründü. Yaklaşık birinci kat yüksekliğindeki merdivenlerden bize hazırol çektirdi ve oğluna bizim de duyabileceğimiz yüksek bir sesle "Bak oğlum bunların kimi kaymakam, kimi komiser, kimi patron ama burada benim askerim hepsi, nah çek bakayım şunlara" dedi. 7-8 yaşındaki çocuğu bize uzun uzun nah çekti ve babası ile beraber kahkahalarla güldüler.

Koca koca adamlara karşıcçocuğuna uzun uzun nah çektirdi adam ve oğlu ile kahkahalar ile güldü karşımızda, biz de hazırolda bekledik.

Samimiyim hiç aşağılandığımı hissetmedim, bu kadar çiğ bir insanın nasıl subay rütbesi taşıdığına şaşırdım. Acıdım açıkçası adama. Kendisini nasıl rezil ettiğinin farkında bile değildi üstteğmen. Gerçekten kaymakam, komiser ve patronlar vardı bölükte.

Bu şekilde yetiştirilen bir çocuğuna nasıl bir çocuk olacağı da ayrı sorun tabii. Ne diyecek çocuk akşam yemeğinde? "Anne bugün babam beni bir bölük adama nah çektirmeye götürdü" mü diyecek?

2. Olay: Yemin töreni gününde general gelecek tüm taburu saat 10:00 gibi hava alanınına diktiler. Ağustos sıcağında susuz 5 saat ayakta beklettiler. Çok bayılan oldu. Ambulanslar adam taşıdı sürekli. General de geldi, 5-10 dakika “sizden çok şeyler öğrendik” dedi, sonra gitti. Biz de öğrendik sizden diye düşündüm.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı