Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Vatan Evlatlarında Akıl Bırakmadınız

Ben ülkücü öğretiden gelen ve bu yüzden askere hep vatanı kurtaran, milletin namusunun yılmaz bekçisi gözüyle baktım ve öyle kabullendim. Ta ki 1994 yılında Burdur'a bedelli askerlik yapmak için gidene kadar.

Aslında bizlere pek diş geçiremediler. Benim maruz kaldiğim bir olayı değil orada şahit olduğum, beni apoletlilerden nefret ettirmeye yetecek ve askerle ilgili önceki ezberimi bozacak olaylardan bir tanesini anlatmaya çalışacağım.

Burdur'un sıcağı meşhurdur. Bizler parayla askerlik yaptığımız için zamanımızın çoğunu gölgede geçirirdik. Yine böyle bir günde normal askerlerden bir tanesi eğitim alırken sağa dön sola dön safsatalarının yapıldığı anda yanlışlıkla sağa diye sola döndü.
 Döner elbette, bu vatan evlatlarında akıl mı bıraktınız tiyniyetsizler diyecektim ama diyemedim. Yutkundum. Haykırmak istedim, haykıramadım. Sarhoş üsteğmen diye nam salan, taşıdığı rütbeye zerre layık olmayan M. Üsteğmen, o askeri diğerlerinden ayırarak çömelmesini istedi. Asker çömeldi. Üsteğmen askerin sağ dizinin üstüne basarak beklemeye başladı. Askerin her oturuşunda tekme-tokat girişiyordu. Bu fasıl dakikalarca sürdü.

Sonunda işkenceyi bırakıp askerlere nutuk atmaya başladı. Efendim, Türk askeri kahramandır, ama sizler daha sağınızı solunuzu bilmiyorsunuz, sizler bu kahraman ocağa layık olmalısınız falan filan. Ulan densiz, sen kendini nerede görüyorsun? Senin bu ocağı yöneten zevat bu peygamber ocağına layık mı ki sen nutuk atıyorsun?

Şunu öğrendim ki ana kuzuları nizamiyeden içeri girdiklerinde insan olma vasıflarını kaybediyorlar. Orada sadece birer mahlukat olarak, birer hizmetli olarak görülüyorlar. Oysa tabutlarının başında ağlayan daha doğrusu timsah gözyaşı döken apoletlileri gördüğümde insanlığımdan ve geçmişte askerlikle ilgili beslediğim olumlu duygularımdan utanıyorum.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı