Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Çocuk Yaparken Bana mı Sordun?

Yedek subay öğrenci olarak Tokat'ta eğitim aldım.

30 günlük eğitim süresinin ardından Doğu'daki okullara öğretmen olarak dağıtılacaktık. Eşim hamileydi ve Tokat'ta kaldığım 27. günde de doğum yapacaktı. 26. günde Sivas'tan diplomalarımızın geldiğini gördüm. Okullara dağıtımımız da yapılmıştı. 26. günde bölük komutanına durumu anlattım. Eşimin bugün-yarın doğum yapacağını, yalnız olduğunu ve bana ihtiyacı olduğunu, dağıtım iznimin üç gün önceden başlaması için de bir engel olmadığını söyledim. Hasır bir sandalyede oturmuş ve ayağını da hasır bir sehpanın üzerine uzatmış yüzbaşı göbeğini kaşıdı, kaşıdı, kaşıdı... Kafasını bana çevirerek: "Bana mı sordun lan!" diyerek cevap verdi. Ama izin vermedi.

30. günde dağıtım iznimizle çıktık. Evime geldim; ama kızım gününün geçmiş olmasına rağmen doğmamış, beni beklemiş. Hemen doktara gittik, acil ameliyatla doğum gerçekleşti. Ona hoşgeldin dedikten sonra kulağına "iyi ki erkek doğmadın, yoksa Tokat'taki ciğeri beş para etmez komutanlara maruz kalacaktın" diye fısıldadım. O gün bu gündür olay aklıma geldiğinde hala o komutanı saygıyla (!) anıyorum.

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı