Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın

Leblebi Karşılığı Tez Yazılır

Eski Foça'da 2006 Aralık'ından 2007 Mart'ına kadar komando asteğmen eğitimi aldım ve kurada Batı'yı çeken şanslı azınlıktan biri olarak Tuzla Komando Taburu'na gittim.

Tabura gittiğim ilk gün tabur komutanının odasına çağrıldım. Foça'da karşılaştığım insanlık dışı muameleler sonucu herhangi bir üst rütbeli görünce zaten rengim atıyordu; ama bu sefer durum farklıydı. Binbaşı Ş. orta şekerli Türk kahvesinin yanında lokum bile ikram etmişti bana. Tabii kısa bir süre sora amaç belli oldu. Paşam bir yıl kıdem almak için, yani bir sene önce yarbay olmak için yüksek lisans yapıyordu; ama özgeçmişini dahi hazırlamaktan aciz binbaşım (A. Yüzbaşı'yla birlikte yazdı özgeçmişini) tezi bana iteledi. Herhangi bir askerin almasının imkansız olduğu mazeret iznini Binbaşı, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsüne gidebilmem için cömertçe saçıyordu.

Sonuçta tez kabul oldu. Ş. yüksek lisanslı bir yarbay oldu. Bana da ödül olarak bir avuç leblebi verildi. Tez itelemeceyi sadece Ş. yapmıyordu. Üstelik taburdaki subaylardan beşi de diğer beş asteğmenin ümüğüne yapışmıştı. Tezin ikinci sayfasında hiçbir yardım almadığına dair namusu ve şerefi üzerine yemin ediyordu şerefsiz Ş.

Yazdıklarım abartısız ve gerçektir.

İsimsiz, bize ulaşan eski asteğmen

Zİyaretçİ Sayısı