Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.

Asker olarak doğulmuyor, bizlere nasıl asker olunduğunu anlatmanızı bekliyoruz.


*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın
1974 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1974 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

37 Yıl Geçti Unutamadım

Ben 57 yaşımdayım. Bundan 37 yıl öncesini sizlerle paylaşacağım. Askerliğimi Sarıkamış 9'uncu Tümen, Ulaştırma Bölüğü'nde er olarak yaptım.

Bölük komutanımız; insanlığın hiçbir kısmından nasibini almamış, despotik bir ruha sahip Yüzbaşı Ü. Y. idi. Adam o kadar despottu ki, hergün 5-10 askeri dövüp hakaret etmeden rahat edemiyordu. Ama içlerinden en acı olanı Malatyalı bir arkadaşımızın dili dönmediği için "R" harflerini "K" olarak telaffuz etmesi ve yüzbaşının adını doğru söyleyemediği için gece-gündüz yediği dayaklardı. Öyle ki, bu arkadaşımız yediği dayaklar nedeniyle birgün aklını oynatmıştı... Bu olaydan sonra Malatyalı arkadaşımızın başına gelenler, bizim de başımıza gelir diye çok korkuyorduk! Askerlik bizim için esir kampından farksızdı.

Yine birgün bir devir-teslim sırasında depodan bir tabancanın çalındığı iddia edildi. Bu olay "Despot Yüzbaşı"ya bildirildiğinde bütün bölüğü içtimaya çekti, eratı "silahı ortaya çıkartın" diyerek tekme tokat dövmeye başladılar.

Modifiye Araç Atölyesi

1974-1975 yıllarında Tuzla Piyade Okulu'nda askerlik yaptım.

Birgün başımızda bir başçavuş, 15 asker cento atış alanına gidiyoruz. Yabancı plakalı bir taksi kaza yapmış, anayolun kenarında duruyordu. Bunu gören başçavuş "arkadaşlar, taksi kaza yapmış ikinci kazaya sebebiyet vermeyelim, hep beraber yolun kenarına çekelim" dedi. Arabayı 20-25 metre içeri çektik ve atış alanına doğru devam ettik.

O gece kademe baş çavuşu eratları almış, kaza yapan taksinin başına gitmişler. Başçavuş, işe yarayan ne kadar parça varsa erata söktürmüş. Meğer bölükteki iki başçavuş hurda taksi almayı ticarete dökmüşler. Askeriyenin kademesinde nöbetçi oldukları geceler askerleri sabaha kadar kendi arabalarının işlerinde çalıştırıyorlardı. Eski arabaların bakımını bedavadan askeri malzeme ile yapıp yeniliyorlardı.

Bir de o zamanlar Kıbrıs Savaşı dönemi, ülkede benzin kıtlığı var. O iki astsubayın taksilerinin arkasında boş bidonlar vardı. Bidonlar sabah boş geliyordu akşam dolu olarak askeriyeden dışarı çıkıyordu. Dışarda benzini satıyorlardı. REO'larda [bir tür askeri kamyon] ne kadar mazot varsa hortum ile çek, sat!

Oh, ne ala memleket!

İsimsiz, bize ulaşan eski asker

Almanya'dan Gelen Harçlık

Ben de 24.11.1973 ile 24.7.1975 arasında askerlik yaptım. Acemi birliği İzmir/Narlıdere'deydi.

Askerlik yapmaya Almanya'dan Türkiye'ye gittim. Biz başçavuşa karşı sanki karşımızda ordu komutanı varmış gibi duruyoruz. Söylediği söze kesinlikle "komutanım şöyle de olabilir mi" deme hakkımız yok. En ufak aykırı sözde eşek sudan gelene kadar dayak yiyoruz. Birgün bana "git falanca askeri çağır, arabayı alsın gelsin" dedi. Beş dakika önce o arkadaşı çağırmıştım zaten, dedim ki "komutanım, çağırdım, yolda geliyor". Vay sen misin benim emrime karşı gelen, bir güzel dayak yedim hemen orada; sonra devamında koğuşta... Hani çizgiromanlarda olur ya, birine tokat atarlar, aynen öyle. Benim karın boşluğuma bir tokat attı, gözümün önünde yıldızlar uçuşmaya başladı.

Bana atılan dayak faslı 1974 Ağustos ayına (başçavuşun dağıtımı çıkana) kadar haftada iki-üç devam etti. Dağıtımdan sonra bu dayağın sebebi belli oldu. Babam Almanya'da olduğu için benim askerlik harçlığı Almanya'dan geliyordu. Param bankaya geldiği için parayı askeri postacı alamıyordu. Mesai saatinde ben bankaya gidip kendi paramı alıyordum. Meğer bu başçavuş askere gelen paranın bir kısmına geçici de olsa alıkoyarmış. Benim parama elkoyamadığı için beni haftada iki-üç dövermiş.

Ben bunu öğrendim; ama sekiz aylık dayaktan sonra.

İsimsiz, bize Almanya'dan ulaşan eski asker

Zİyaretçİ Sayısı