89/1 olarak Konya'da görev yaptım. Askerde görevim şoförlüktü. Ama ne şöförlük yaptık!
Bazen hiç resmi işimiz olmadığı halde başçavuşumuz Transit'le dışarı çıkardı. Akşama kadar onun özel işlerini yapardık. Daha yetmiyormuş gibi oğlunu okula, hanımını özel olarak işyerine bırakırdık.
Astsubayın caddede gördüğü kızı tekrar görmesi için aynı caddeden 5 defa geçtiğim oldu.
İsimsiz, bize ulaşan eski asker
Bu sitenin çıkış noktası umut. Bu ülkeye barış gelecekse herkesin ama herkesin emek vermesi gerektiğine inanıyoruz. Farklı seslere kulak vermenin, paylaşmanın ve konuşmanın vicdanları dirilteceğini umuyoruz. Yaşadıklarımızı paylaştıkça beylik ezberler yerini gerçek insanların yaşadığı gerçek sorunların tartışılmasına bırakacak.
*Facebook'ta "Askerler Anlatıyor" sayfasına üye olabilirsiniz: Tıklayın
Konya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Batın'ın Suçu Neydi?
Yıl 2000, yer Konya/Akşehir, Ana Dağıtım Komutanlığı.
Daha 18 yaşında askere gelmiş olan Mehmet Batın'ın suçu neydi?
Askerlik görevini yapmak için daha 18 yaşında asker olan Mehmet Batın'ı intihara sürükleyen sebeplerin başında Teğmen A.O.N. ve Bölük Komutanı E.S. var. İnsanlık namına hiç değilse ailesinden bir özür dilenmesini bekliyorum.
Özellikle intiharından 1 saat önce teğmen olan A.O.N.'ın Mehmet Batın'ı bayıltıncaya kadar neden dövdüğünü ve Bölük Komutanı E.S.'nin duruma neden müdahale neden etmediğini sormak istiyorum. Psikolojik sorunu yaratanların dayağın ardından fakir çocuğu Ağrılı Mehmet Batın'a içi mermi dolu bir silahı nasıl verebildiklerini ise hala anlayabilmiş değilim.
Bu olaydan sonra, 2000 yılında bölük komutanı olan Yüzbaşı E.S. ve yardımcısı Teğmen A.O.N. hakkında neden hiç bir işlem yapılmadı? Ölen asker fakir olduğu için mi?
İsimsiz, bize ulaşan eski asker
Daha 18 yaşında askere gelmiş olan Mehmet Batın'ın suçu neydi?
Askerlik görevini yapmak için daha 18 yaşında asker olan Mehmet Batın'ı intihara sürükleyen sebeplerin başında Teğmen A.O.N. ve Bölük Komutanı E.S. var. İnsanlık namına hiç değilse ailesinden bir özür dilenmesini bekliyorum.
Özellikle intiharından 1 saat önce teğmen olan A.O.N.'ın Mehmet Batın'ı bayıltıncaya kadar neden dövdüğünü ve Bölük Komutanı E.S.'nin duruma neden müdahale neden etmediğini sormak istiyorum. Psikolojik sorunu yaratanların dayağın ardından fakir çocuğu Ağrılı Mehmet Batın'a içi mermi dolu bir silahı nasıl verebildiklerini ise hala anlayabilmiş değilim.
Bu olaydan sonra, 2000 yılında bölük komutanı olan Yüzbaşı E.S. ve yardımcısı Teğmen A.O.N. hakkında neden hiç bir işlem yapılmadı? Ölen asker fakir olduğu için mi?
İsimsiz, bize ulaşan eski asker
Ameliyatla Vatan Haini Oldum
Yıl 2002, Konya İl Jandarma Komutanlığı.
Tezkereme 4 ay gibi bir zaman var. Yazıcılık yapıyorum. Binbaşı U.K.'na durumumu anlatarak masrafları kendime ait olmak üzere özel bir doktorda ameliyat geçirdim. Kısa bir süre sonra Alay Komutanı Yarbay C.Y. tarafından Karapınar İlçe Jandarma Komutanlığı'na gönderildiğimi öğrendim. Korumalığını yapan ve askerlikten sonra intihar eden rahmetli arkadaşımdan alay komutanının berberde olduğu bilgisini aldım. Misafirhanedeki berber koltuğunda yakaladığım alay komutanı ile aramızda şu diyalog geçti:
-Komutanım, Karapınar İlçe Jandarma Komutanlığı’na dağıtımım yapılmış, suçumu/sebebini öğrenmek istiyorum.
-Ben senin dağıtımını yaptım, git birliğine teslim ol.
-Komutanım, bu zamana kadar hiçbir görevi aksatmadım. Verilen bütün görevleri layıkıyla yerine getirdim. Bu dağıtımı hak edecek hiçbir şey yapmadım.
-Kaldırma beni ayağa! Senin dağıtımın yapıldı artık.
-Komutanım, bu durumu düzeltebilecek bir kişi varsa o da sizsiniz...
-Sen vatan hainisin, defol git! Benim devletin parasını harcayanlarla işim olmaz.
Bu son dedikleri üzerine söyleyecek sözüm kalmamıştı.
Anlaşılmıştı, askeri hastaneye gittiğimi düşünüyordu. Zaten koruması rahmetli arkadaşım da sebebin bu olduğunu söylemişti. Oysa ben kendi paramla tedavi olmuştum. Sormamıştı ki.
Tezkereme 4 ay gibi bir zaman var. Yazıcılık yapıyorum. Binbaşı U.K.'na durumumu anlatarak masrafları kendime ait olmak üzere özel bir doktorda ameliyat geçirdim. Kısa bir süre sonra Alay Komutanı Yarbay C.Y. tarafından Karapınar İlçe Jandarma Komutanlığı'na gönderildiğimi öğrendim. Korumalığını yapan ve askerlikten sonra intihar eden rahmetli arkadaşımdan alay komutanının berberde olduğu bilgisini aldım. Misafirhanedeki berber koltuğunda yakaladığım alay komutanı ile aramızda şu diyalog geçti:
-Komutanım, Karapınar İlçe Jandarma Komutanlığı’na dağıtımım yapılmış, suçumu/sebebini öğrenmek istiyorum.
-Ben senin dağıtımını yaptım, git birliğine teslim ol.
-Komutanım, bu zamana kadar hiçbir görevi aksatmadım. Verilen bütün görevleri layıkıyla yerine getirdim. Bu dağıtımı hak edecek hiçbir şey yapmadım.
-Kaldırma beni ayağa! Senin dağıtımın yapıldı artık.
-Komutanım, bu durumu düzeltebilecek bir kişi varsa o da sizsiniz...
-Sen vatan hainisin, defol git! Benim devletin parasını harcayanlarla işim olmaz.
Bu son dedikleri üzerine söyleyecek sözüm kalmamıştı.
Anlaşılmıştı, askeri hastaneye gittiğimi düşünüyordu. Zaten koruması rahmetli arkadaşım da sebebin bu olduğunu söylemişti. Oysa ben kendi paramla tedavi olmuştum. Sormamıştı ki.
Askerlik Beklemektir
Yer: Konya/Tuzlukçu İlçe Jandarma Karakolu. Tarih: 1998
Jandarma karakolunda beslenen ancak karakol envanterine kayıtlı olmayan iki tane kangal kırması köpeğimiz vardı. Birgün 22.00-24.00 nöbetim esnasında bu köpeklerden biri nizamiye kapısından kaçarak yoldan geçen motosikletli bir vatandaşa hamle yaptı. Köpeği gören vatandaş korktuğundan dolayı motosikletten düştü. Vatandaşın düştüğünü gören diğer köpek de nizamiye kapısının demirleri arasından fırlayacakken ben hamle yaptım. Köpeğin gitmesini engellemeye çalışırıken bir yandan da düşen vatandaşa korkmaması gerektiğini telkin etmeye çalışıyordum.
İkinci köpek elimden kurtulup birden yola fırladı ve tam vatandaşın etrafından dolanarak hamle yapacaktı ki arkadan gelen bir araç ikinci köpeği altına alıp ağır bir şekilde yaralanmasına sebep oldu. Duran arabadaki aile oldukca korkmuş bir şekilde aracın içinde kalakaldılar ve ne yapacaklarını bilemediler. Arabadan da inemedikleri için araç öylece orada kaldı. Ben otomobile “hemen kaç git ardına bakma” diye seslendim, çünkü biliyordum ki adamların hiç yoktan canları sıkılacak, belki de gereksiz yere ifadeleri alınıp işlerinden alıkonulacaklardı. Oysa ki otomobil sürücüsünün hiçbir suçu olmadığını gözlerimle görmüştüm. Otomobil benim seslenmemle hemen uzaklaştı ve ben de nöbetçi onbaşıyı çağırıp “köpeğe araba çarptı” dedim.
Jandarma karakolunda beslenen ancak karakol envanterine kayıtlı olmayan iki tane kangal kırması köpeğimiz vardı. Birgün 22.00-24.00 nöbetim esnasında bu köpeklerden biri nizamiye kapısından kaçarak yoldan geçen motosikletli bir vatandaşa hamle yaptı. Köpeği gören vatandaş korktuğundan dolayı motosikletten düştü. Vatandaşın düştüğünü gören diğer köpek de nizamiye kapısının demirleri arasından fırlayacakken ben hamle yaptım. Köpeğin gitmesini engellemeye çalışırıken bir yandan da düşen vatandaşa korkmaması gerektiğini telkin etmeye çalışıyordum.
İkinci köpek elimden kurtulup birden yola fırladı ve tam vatandaşın etrafından dolanarak hamle yapacaktı ki arkadan gelen bir araç ikinci köpeği altına alıp ağır bir şekilde yaralanmasına sebep oldu. Duran arabadaki aile oldukca korkmuş bir şekilde aracın içinde kalakaldılar ve ne yapacaklarını bilemediler. Arabadan da inemedikleri için araç öylece orada kaldı. Ben otomobile “hemen kaç git ardına bakma” diye seslendim, çünkü biliyordum ki adamların hiç yoktan canları sıkılacak, belki de gereksiz yere ifadeleri alınıp işlerinden alıkonulacaklardı. Oysa ki otomobil sürücüsünün hiçbir suçu olmadığını gözlerimle görmüştüm. Otomobil benim seslenmemle hemen uzaklaştı ve ben de nöbetçi onbaşıyı çağırıp “köpeğe araba çarptı” dedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)